2016 TEMMUZ ELLE KOREA CHANSUNG RÖPORTAJI !!

image

“Olacak mı? Nedenleri ve sonuçları bulmaya çalıştım, ancak tek başına bu sorular merak ettiğimden daha da zorlaştı. Bu nedenle konuşmak ve hatta araştırmak için bir psikolog profesörü ile bir araya geldim. Neden bu kelimeleri kullandığını ve bu kelimelerin ne anlama geldiğini düşünerek sorular oluştu kafamda okuduğum kitaplardan. Bu şekilde insanlara karşı anlayışım arttı ve kafamın içindeki karmaşık düşünceler yerini buldu. Artık birilerinin kelimeleri ya da davranışlarını anlayamazsam “bunun bir nedeni olmalı” diye düşünüyorum.”

– Bir ihtimal başkası gibi yaşamayı istediğiniz düşüncesi oluyor mu?

CS: Hmm. Birinin başarılı olup para kazandığını duyduğumda kıskanıyorum ancak o kişi olmak istemiyorum. Ne kadar para kazanırsa kazansın, mutluluğu garantileyemeyecek. İstediğim herşeyi yaparsam, başarı için vereceğim tutkunun kaybolacağını düşünüyorum. Ben de çokça para kazanmak isterim. Ama, çalışmaya karşı olan tutkumu kaybedersem hüzünle karşılaşabilirim.

– İşe karşı size eğlenme hissi veren en büyük unsur nedir?

CS: Merak. Birçok şeyi merak eden birisiyim. Hep yeni birşeyler öğrenmek istiyorum. Daha önce de bahsettiğim gibi, başkalarını gözlemlemeyi ve onları anlamaya çalışırım. Bu yaptığım iş için iyi bir özellik olmaya eğilim gösterebilir. Analiz ve tecrübelerim ile, yaratıcı ve etkileyici olabileceğime eminim. Sanırım bu kendi karakter ve bakış açım. Farklı bir aktör benimle aynı rolü oynarsa, beni taklit edemeyeceklerdir. Bu işimi daha eğlenceli hale getiriyor.

– ‘Aktör Hwang Chansung’ hakkında konuşuyoruz ama hadi ‘2PM üyesi Chansung’ hakkında konuşalım. 2PM şarkıları arasında, bestesini senin yaptığın şarkılar var, hala şarkı sözü yazıyor musun?

CS: Birkaç tane yığıntım var. Son zamanlarda hazırlandığımız albüm için iki şarkı yazdım fakat reddettiler. Balladları yazdığımdan bu 2PM albümü….

– 2PM’in rengi tam olarak nedir?

CS: Çıkışımızdan bu yana sürekli “sevimsiz idoller” olarak çağırıldık. Ancak, ben bu sevimsiz ve vahşi görünümü tam olarak açıklayamam. Kadınların gözünde güvenilir bir grup olarak ilerlemeyi ve bize dayanmalarını istiyorum. Erkeklerin gözünde ise havalı olduğumuz kabul ediliyor.

– Ağustos ayında, sanatçıların gücüyle çıkacak etiket altında “JYP Nation” konseri olacak. Etiket içerisinde, 2PM nerede duruyor?

CS: Biz en yüksek kıdemlilerle birlikteyiz. Bu sebeple iyi bir örnek sergilemek istiyorum. Gençleri teşvik etmek için rahat bir ortam ayarlayarak bütün gereksinimleri sırasıyla şirketten talep ettik.

– Kore müzik endüstrisi içerisinde 2PM ne tür bir yere sahip? Ulusun temsilcisi…

CS: Öyle miyiz? Bence de. Şuanda bile 2PM konserleri için Japonya’da turne yapıyoruz. Junho, Wooyoung ve Jun.K’in  Japonya’da arka arkaya solo albüm promosyonları var. Bu ölçüde aktivitelere sahip pek çok grup yok. Öyle olsa bile, 2PM kıdemli bir yerde. Tabiki TVXQ ve Big Bang’ı ayrı tutarsanız. Ah, ayrıca Girls’ Generation’uda.

image

– Seni ful enerjik görmek çok güzel. Bugünlerde seni eğlendiren nedir?

CS: Kahve kamyonunda sık sık içip sohbet etmek. Etrafla şakalaşıp, gülüp, muhabbet ediyoruz. Zamanımı keyifle geçirmek istiyorum. İnsanlarla bir araya gelip sohbet etmekten keyif alıyorum. Önceden kişilerin istek ve davranışlarına güvenerek kendi alışkanlıklarımı geliştirdiğimden onlara karşı ilgim arttı. Ayrıca alışkanlıklarımı keşfetmekte eğlenceli.

– Konuşmak için kolay biri misindir?

CS: Diğer insanları bir araya getirmeye çalışırım. Başkaları benim yüzümden rahatsız hissederse bundan hoşlanmıyorum.

– Röportaj buluşmalarında, editörler dürüst cevaplar verilmesini istiyor. Dürüst konuşmaya yatkın olduğunu düşünüyor musun?

CS: Şahsen dürüst düşüncelerimi ortaya çıkarmam ama düşüncelerimi söylememek de makul görünmeyecektir. Bu günlerde, iyi organize oluyorum bu yüzden gereksiz şeyler bahsetmeden konuşmaya çalışıyorum. Kelimelerimden dolayı endişeli değilim.

– Diğerlerine göre 27 yaşındasın, her türlü zorluğu yaşamış olmalısın.

CS: Lise öğrencisiyken debut yaptığımdan sanırım öyle. Senaryo okuduğumda, oldukça deneyim kazandığım duygusunu fark ettim. Bunu bir deyişle açıklayamam ancak bunlar kolaylıkla anlaşılmayan durum ve duygular. Sette yönetmenle konuştuğum zamanla aynı. Devrin empati kurmasına karşın, birbirimize karşı gayet ilgiliyiz. Hatta yaşı büyük çocuklarla bile yakından ilgilenirim.

– Debut yaptıktan şimdiki ana kadar işine karşı tutumun nasıl değişti?

CS: Gençken, popülerlik kazanmak için elimden geleni yaptığımı düşünüyorum. Popüler olsam bile, daha fazlasını istedim ama bilmiyordum. Sahip olduğunuz popülerlik sonrasında birkaç saniye içinde kaybolacak. Şimdi, beni seven insanlara minnet borçluyum. (Park) Jinyoung bana “Kalan tek şey yetenektir. Yetenekliysen sen de benim gibi uzun süre var olursun” demişti.

– Son zamanlarda “Nam Bonggi” rolünü oynadın, iş edinme konusunda herşeyde iyi olan bir serseri olduğun “Ms. Temper & Nam Junggi” draması sona erdi. Birçok yeteneğe sahip olduğunu düşünüyor musun?

CS: Bir derece için öyleyim ama üstün olduğum bir yeteneğim yok. Motor becerilerim iyi olmasına rağmen, dayanıklılık, refleks ve esneklik gibi daha özel yeteneklere göre eksiğim. Sürekli pratik ile elde edilen yetenekler var. Gelişme için birçok oda var.

– Şimdiye kadar, eline birçok fırsat geçtiğini düşünüyor musun? Ya da yeteneklerinle karşılaştırıldığında fırsatların yetersiz kaldığını?

CS: Bence, fırsat elde etme konusunda şanslıydım. Ancak, bu daha az emek harcayacağım anlamına gelmiyor. Beni güzelce seyreden insanlar var. “Bu işe yaramaz” ölçüsünde olduğumu düşünmüyorum. Dürüst olmak gerekirse, yönetmenler ve yazarlardan sıklıkla “Beklediğimizden daha iyi iş çıkardın” cümlesini duyuyorum. Oynadığım dizi ve filmleri izleyenler bile “Hwang Chansung iyiymiş” diyorlar. İdol etiketim yüzünden, insanların bana karşı olan beklentileri yüksek değil. Yine de, Bu işi 10 yıldır yapıyorum, temel şeyleri yapabiliyor olmalıyım.

–  Sürekli aklımdan çıkıyor, Şarkıcı olarak çıkış yapmadan önce ‘Unstoppable High-Kick’ sitcomunda aktör olarak çıkış yapmıştın.

CS: Doğrudur, çünkü oyunculuğa aktif olarak odaklanmadım. Muhakeme standartları kişiden kişiye değişir. Olimpiyatlar
yakında başlıyor, müsabakaları izlediğinizde, “Ülkemizin yapabileceğinin tümü bu mu?” diye düşünen insanlar var. Varyete programı ‘Cool Kidz on the Block’ı çektiğimizde, Kore Ulusal Eğitim Merkezi’ne girmiştim. (İç çekiş) Yarım gün boyunca atletlerle birlikte eğitim görmeye çalıştım. İnsanlar öyle konuşmamalı. Ulusal takımda olmak çok zor, ama bunu sürdürmek daha zor.

image

– Önceki bir röportajda, “Kabul edilen hırs, daha büyüktür” sözünü hatırlıyor musun? Ms. Temper and Nam Junggi’deki karaktere olan kararlılığın nasıldı?

CS: Dizinin ana resmi, ofis çalışanı olmanın eksileri hakkındaydı. Ciddiyetin ortasında ve empatik hikaye, Nam Bonggi atmosferi kırandı. İşsizdi ama erkek ve bayanlar zorluklarla yüzleştiği zamanda hep, sorun gideren ve ortaya çıkan ağır atmosferi kıran kişi rolünü üstlendi; Yapabileceğimin en iyisini yapmam gerektiğini biliyordum. Bu proje üzerinde çalışmadan önce, programım boştu, bu yüzden zamanımı rahatlamak için kullanmam bana yardımcı oldu.

– Yüzsüz ve kayıtsız ama bir o kadar da sevimli karakterin, sana bir eldiven(?) kadar uyumlu görünüyordu. Sen misin diye merak eden insanların olma sebebi bu, oyunculuktan çok kendini gösteriyormuşsun gibiydi.

CS: Sanırım bunu iltifat olarak almam gerekiyor çünkü Nam Bonggi ve ben oldukça farklı kişiliklere sahibiz. Karakterleri, komik kişilikleriyle ortaya çıkarmak için bir püf noktam var sanırım. 5 Brothers’da(Deoksuri) Yoon Sanghyun sunbae’yle oynamıştım. O zaman da komik bir karakteri canlandırmıştım, o yüzden çekimlere gittiğimizde bana “Bu sefer de iyi iş çıkaracaksın” demişti. Gelecekte romantik komedi denemeliyim.

– Acaba, sana hangi karakter uyardı?

CS: Daha önce hiç bir romantik komediye yer almamış olmakla birlikte, sıklıkla izlediğim bir tür de değil. Belki dışarıdan havalı görünmeye çalışan ancak kız arkadaşıyla birlikteyken naif ve sersem olan bir çocuk? Sanırım ilgi çekici bir hale getirebilirim.

-“Eğlence” yaptığın her işteki ana unsurun mu?

CS: Sanırım eğlenmiş hissetmemiz gerekiyor. Bir restoranta gittiğinde, kendine “Bu yemek lezzetli midir?” diye sormakla aynı şey sanırım. Karar vermek kolaylaşıyor çünkü şartlar basit. “Eğlenceli görünüyor. Yapacağım.”

– O halde şimdiye kadar nasıl gitti?

CS: Hiç rekor kırmışlığım yok ama filmografimden asla utanç duymadım.

Bir yılı biraz aşkın bir süredir yalnız yaşadığını duydum. Yalnızlığın tadını çıkarıyor musun?

CS: İlk kez yalnız yaşadığım için tadını çıkarıyorum. Uzun süredir yurttaydım ama o kadar da yalnız hissetmiyorum. Hep  yalnız yaşamak istemiştim. Ailem duysa üzülür ama orta okuldan beri özgürce yaşamak istemiştim. Özgür kararlar vermek ve kendi başıma müdahale olmaksızın belirli şeyler yapmak istemiştim.

– 3 yıldır da psikoloji okuduğunu duydum. Eğlencesine mi başladın?

CS: Bunca zamandır hep gereksiz düşüncelerim vardı. En küçük problemleri bile ciddiyetle ele alıyordum. Bir problem haline gelse bile. Her durumda “Niye bu şahıs böyle davranıyor?”, “Niye bu belli şey oluyor?” diye sordum ama bu sorular kendi başıma cevaplandırabileceğimden daha zor hale geldi. Psikoloji profesörüyle tanışıp konuşma sebebim buydu. Neden bir yazar belli bir kelimeyi kullanmayı seçti ve bu cümle aslında neyi ima ediyor diye sorular oluştu kafamda okuduğum kitaplardan. Bu yüzden, diğer insanları daha derinden anlama ve önceki karmaşık
düşüncelerimi toparlamaya başladım. Şimdi ise, birinin hareketlerini ya da sözlerini anlamasam bile, “Bunun için
bir nedeni olmalı” diye düşünüyor ve ona göre davranıyorum.

©2pmedia
Türkçe Çeviri: DNHYK & Teaamore

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s