2016 MAYIS ARENA HOMME CHANSUNG RÖPORTAJI

  HAYATINI YAŞAYAN BİR ADAM

Son zamanlarda Hwang Chansung bugünü ve yarını düşünmeden her anın keyfini çıkarıyor. Bi hiç gibi yaşadığınız da, sonunda muhakkak birşey gerçekleşir.

image

“Çok para kazanmak önemlidir, ama ben daha çok tanınan biri olmakla ilgileniyorum. Sonunda, kişisel memnuniyetimi bir kenara atıp, insanların onayını bekliyorum sanırım.”

Genellikle çekim mekanlarının atmosferi böyledir. Bir ünlü daha çok bir menajer ve personel üyeleriyle birlikte görünür. Onlar her zaman insanların üşüşmeyeceği yerlerde göründüklerinde, “Ah, bu bugün buluşacağım kişi” diye fark edersiniz ama o gün sahne farklıydı.

Güçlü ve genç bir adam gizlice stüdyodan çıktı. Bir kıyafet mağazasının önünde dolanan bu adam buluşacağımız ünlü “Hwang Chansung” dan başkası değildi. Bize genç bir idol grubunun üyesi olduğunu ve günün birinde kendi başına ilerleyen bir aktör olacağından bahsetti. Boş zamanlarında bile yaklaşan aktiviteler için vücut geliştirdiğini ve sıkı egzersiz yapalı 8 yıl olduğundan bahsetti. Oldukça kaygısız biri haline gelince her anın keyfini çıkartmaya karar vermiş ancak bir süreliğine düşüncesizce mola vermiş.

Son zamanlarda, “Ms Temper and Nam Junggi” dizisinde “seçimleri yüzünden işsiz kalan” Nam Bonggi karakterini canlandırarak çaba sarfetmeyen biri haline gelmişsin ve insanlar senin hakkında “rahat görünümlü” diye konuşuyorlarmış. “Bugünün keyfini çıkardığınızda hayat daha eğlenceli oluyor” diyen Chansung için biz de onun talihsiz-parasız yaşantısı hakkında konuşmaya çalıştık.

– Bir süre önce, bir markanın etkinliğinde “vale sürüşü” yaptığın ana birçok insan tanıklık etmiş. Ayrıca ben de mekanda seni tanıyan kişilerin ismini haykırarak bağırdığını duydum, “özgür adam” gibi mi hareket ediyorsun?

CH: Özgürce dolaşmaya başlayalı uzun bir zaman oldu. Ayrıca (Jo) Kwon’da etkinlikteydi ama bir menajerle birlikte gelmişti. Menajer heyecanlanarak “Chansung-ah, geleceksen en azından aramalıydın” dedi. Haha. Marka sorumlusu tanıdığım bir noona ve bana vakit bulabilirsen gel dedi yani bende boş olduğumdan gittim.

– Ama sen 2PM üyesi Hwang Chansung’sun; etrafta bir menajerle geziniyor olman gerekmez mi? Bugün çekime yine tek başına geldin.

CH: Bazen bir menajerle dolaşmak çok rahatsız edici. Sabırsız birisiyim, yani bir yere gitmem gerektiğinde hemencecik yola koyulursam bundan memnun oluyorum. Ne zaman yola çıkabileceğim diye sorgulamaktansa, birini beklemek yerine kendi başıma gidiyorum.

– “Ms Temper and Nam Junggi” dizisi hakkındaki yorumlar oldukça iyi. Aslında lise zamanlarından beridir çalışmaya başlayarak ününü yükseltmiş birisin, umut vermeyen birinin ruh haline nasıl büründün?

CH: Yılın başlarında herhangi bir programım yoktu bu nedenle boş zamanım oldu. Aslında, böyle bir durumda, eğitimimle ilgilenirdim ancak bu kez insanlarla bir araya gelip birşeyler içtim ve zamanımı bir “serseri” gibi geçirdim. O dönem canlandırdığım Bonggi’nin avantajlı olduğunu düşünüyorum.

– Bir sonraki projelerin hakkında hiç düşünmeden eğleneceğini mi söylemek istiyorsun?

CH: Çok kez dinlenmem konusunda düşünmeye çalıştım. O zamanlar, program takvimime dinlenmem için süre eklendi. 8 ya da 9 yıl boyunca durmadan bir sonraki projelerin için hazırlanmaya devam ettiğinde, gerçekten uzun bir süre dinlenmek isteyebilirsin bu yüzden herhangi birşey yapmadım.

– Bu drama için ekranda “Oyunculuk yaparken oynadığımı hissetmedim” olarak göründün.

CH: İnsanlar etrafta sürekli aynı şeyi söylüyor. Dürüst olmak gerekirse, her ne olursa olsun sadece sevdiğim işi yaptım. Haha. Bu birşey yapmam gerekip gerekmediği hakkında ikinci kez düşünmeden özgürce hareket ettiğim anlamına geliyor. Özgürce hareket ettim çünkü bunun bir prova olduğunu söylediler ve ardından birdenbire “Bu harika” demeye başladılar bende sorun olmadığına karar verdim. Yani sakin kaldım.

– Yeni yetme zamanlarında bir hayatta kalma gösterisine katıldın ve sonrasında JYPE ile anlaşma imzalayarak bir idol olarak çıkış yaptın. Hayatının şimdiye dek yoğun olduğunu söyleyebilirsin peki vücudunu hiçbir şekilde kullanmayan işsiz karakterler hakkında ne düşünüyorsun?

CH: JYPE’ye girmeden önce bu şekilde yaşamayı hayal etmiyordum. Sadece her günün keyfini çıkardım. Ama sonrasında “Super Survival” programında göründüm ve JYPE’deki stajyerliğim sona erdi. O zamanlar pekçok şeyi açığa kavuşturduğumu düşünüyorum. Oradaki oynadığım karakter hiçbirşey yapamadı ama birşey de iyi değildi. O hayatını nasıl yönlendireceğini bilen bir insan ama o şekilde yaşamak sadece iyi hissettiriyor. Herhangi birşey de yer alamaz ve çok iddialı da değil. Mutsuz olacağı pek çok şey olmasındansa, mutlu bir hayatı olduğunu düşünüyorum.

“İnsanlar benim veya imajım hakkında ne düşünüyorlar diye endişelenmek doğru bir şey mi bilmiyorum ama bu
tür endişeler sebebiyle beğendiğim rolü seçememek daha kötü olurdu. Başka bir şeye kafa yormadan yapmak istediğim
şeyleri yapmak istiyorum.”

image

– Ancak, Fazla hırslı olmadan bir aktör veya şarkıcı olmak mümkün mü?

CH: Ben hırslı biriyim. Hep yeterli değil diye düşünüyorum. Bu yüzden, hep kendimi spesifik bir küreye dalarken buluyorum, hatta hobilerinden keyif alma konusunda bile, diğerlerinden daha iyi olmak istiyorum. İstenen seviyede bir şeye ulaşamadığımda mutsuz olmuyorum ama en küçük görevlerde bile elimden geleni yapmak için güçlü bir arzu duyuyorum. Çok para kazanmak önemlidir, ama ben daha çok tanınan biri olmakla ilgileniyorum. Sonunda, kişisel memnuniyetimi bir kenara atıp, insanların onayını bekliyorum sanırım.

– Peki ya işler planlandığı gibi gitmezse ne olur?

CH: Ama zaten hiçbir zaman planlandığı gibi gitmez ki. Hep bir ani düşüş yaşarsın. Haha.

“2PM”den önce, efsane sitcom “Unstoppable High Kick” ile ilk oyunculuk deneyimini yaşamıştın. Birçok komedi rolü teklifini bu yüzden alıyorsun, değil mi?

CH: “Unstoppable High Kick” sayesinde, ilk kez oyunculuktan hoşlandığım ve bu yolda ilerlemek istediğim fikri oluştu aklımda. İnsanlar benim veya imajım hakkında ne düşünüyorlar diye endişelenmek doğru bir şey mi bilmiyorum ama. Bu tür endişeler sebebiyle beğendiğim rolü seçememek daha kötü olurdu. Başka bir şeye kafa yormadan yapmak istediğim şeyleri yapmak istiyorum.

– Okuma provasına gittiğinde, bıraktığın ilk izlenim olarak yönetmen ve yazarlar genellikle ne diyorlar?

CH: Genellikle “Senaryo okumada düşündüğümden daha iyisin” dediklerini duyuyorum. Haha. “Hiçbir şey  beklemiyordum,
ama baya iyisin.” Bunu da çok duyuyorum. Sonuçta şarkıcı bir idolsün… Bir kere güçlü bir adaysın, o rolü sana emanet edebileceklerini kanıtlıyorsun. Belli bir alanda tanınıyor olmak önemli ama role uyup uymadığın daha önemli.

– 2008’den bu yana, 2PM “Vahşi idol” trendini oluşturdu. Bir bakıma, eğlence sektöründe unutulmaz bir iz bıraktığınızı söyleyebiliriz. Sence, bir aktör olarak da iz bırakmış olabilir misin?

CH: Vay, gerçekten zor bir soru. Her film veya dizide, hep insanlar o kişinin ben olduğunu bilmese iyi olurdu diye düşünüyordum. Kısacası, bıkıp usanmayacağınız bir aktör olmak istiyorum. Şimdilik hedefim bu.

– Junho’nun dizisiyle seninki aynı zamanda yayınlanıyor. Bu konuda canın sıkkın mı?

CH: Junho’nun dizideki rolü daha önce onaylanmıştı. Benimkine ise daha sonra karar verildi. Bu konuda düşündüğüm zaman, aynı saate denk gelen farklı bir kanal dizisiydi. İkimiz de, birbirimizin reyting oranları için endişe duyuyoruz. Haha. Bir süre önce, Junho’nun çekim setine kahve arabası gönderdim. “Elimizden geleni yapalım” diye bir sloganla. Haha. Birbirimizi destekliyoruz, ikimiz için de iyi olmasını umut ederek.

– Uzun yıllar boyunca birlikte çalıştıktan sonra gerçek dostlar olmalısınız.

CH: Herkesin bildiği gibi, Baya uzun süredir birlikte geçiniyoruz. Yerini dolduramayacağımız yakın bir dostluk kurduk. Ayrıca, her şeyinle bir çeşit kişisel nirvanaya ulaşmışsın gibi. Yani bir nevi, Küçükken kafanı kurcalayan düşünceler hallolmuş gibi. Bazen hayal ediyorum da şimdiki aklımla geçmişe dönsem ne olurdu diye. Şu anı, işte bu kadar çok seviyorum.

– Peki, bu kadar iyi olan ne?

CH: Önceden birçok şeyden strese girerdim. Hepsinden birer birer kurtulduğumda, hayatım daha kolay hale geldi. Düşüncelerim de daha esnek ve doğal bir hale gelmiş gibi.

– O halde, başarı anlayışın da değişmiş olmalı, değil mi? Sana göre başarılı bir aktör nasıldır?

CH: Sanırım, Başarı, tutarlı bir şekilde oynayabilmeye bağlı. Yabancı aktörlere baktığın zaman, hoşlarına gittiği sürece en küçük rolü bile alıyorlar. Hep başrollerde oynamış insanlar bile, beğendikleri yardımcı karakterleri oynamaktan memnunlar. Tek bir özel alana bağlı kalmamalarını görmek güzel. Ben bundan keyif alıyorsam, diğerleri de almaz mı?

©jerwiepenpan

Türkçe Çeviri: Teaamore & DNHYK 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s